Hamit Öztürk Logo
Recent Posts

    Sorry, no posts matched your criteria.

Page Bg

Böbrek Kanseri

Böbreğin ana işlevi, kanı süzdükten sonra atık maddelerden idrar üretmek ve kandaki kimi minerallerin dengesini sağlamaktır. Böbrek kanseri, normal işlevlerini yerine getiren hücrelerin işlev ve şekillerini yitirerek anormal derecede büyümesidir.

Her ne kadar ortaya çıkma nedenlerine ilişkin çok kesin bilgiler olmasa sigara ve obezitenin böbrek kanseri riskini arttırdığı bilinmektedir. Bunun yanı sıra, birinci derece akrabalarında böbrek kanseri olanlar ve tansiyon hastalarının da böbrek kanseri açısından riskli grupta olduğu düşünülmektedir.

Böbrek Kanseri

Erken evrede kanser hiçbir belirti vermeksizin sessiz bir şekilde ilerleyebilir. Böbrek kanserlerinin yaklaşık %25-30’luk bir kısmı henüz erken evrede bir belirti vermezken yapılan taramalar ve bu bölgeyle alakalı, farklı nedenler için yapılan tetkiklerde yakalanmaktadır.

Bu nedenle yapılacak düzenli sağlık kontrolleri son derece önemlidir. Taramalar sayesinde erken evrede yakalanan böbrek kanserinin tedavisinde çok yüksek oranda başarı sağlanabiliyor.

Nedenleri

Yetişkin kanserlerinin yüzde 3’ünü oluşturan böbrek tümörlerinde son yıllarda görülen artış dikkat çekmekle beraber bu kanserlerin erken evrede yakalanması ve yapılan cerrahi tedavi başarılı sonuçlar alınmasına yardımcı oluyor.

Böbrek kanserinde yaş önemli bir risk faktörüdür. Hastalığın ilk dönemlerinin de sessiz seyrettiği göz önünde bulundurularak, özellikle 40 yaşın üzerindeki kişilerin sağlık kontrollerini aksatmamaları tavsiye edilmektedir.

Böbrek kanserleri için risk faktörlerinin başında sigara geliyor. Doğal olmayan ve katkı maddesi barındıran gıdalar, yağdan zengin beslenme alışkanlığı, çevresel etkenler ve çeşitli kimyasallara maruz kalmak da böbrek kanserinin risk faktörleri arasında sayılıyor.

Belirtiler

Böbrek kanseri olan çoğu insanın, kanser ileri seviyelere gelmeden, herhangi bir semptomu yoktur ve erken evreden neredeyse tüm böbrek kanserleri, başka bir nedenden dolayı yapılan bir BT, ultrason veya MR ile tespit edilmektedir. Ancak, ileri seviye tümörler bazı semptomlara neden olabilir. Bu belirtiler şunlardır:

  • İdrarda kan
  • Sırt ağrısı-yan ağrısı
  • Yanlarda veya karında ele gelen kitle
  • Karın ağrısı
  • Kilo kaybı ve istemsiz zayıflama
  • Bu belirtilerden herhangi biriyle karşılaşırsanız doktorunuza başvurun.

Tanı Yöntemleri

Böbrek kanserleri erken evrelerinde belirti vermiyor. Günümüzde görüntüleme yöntemlerinin gelişmesi ve düzenli sağlık kontrolleri sayesinde, küçük tümörlerin büyük bir kısmı tesadüfen tespit ediliyor. Düzenli sağlık kontrollerini ihmal eden bireylerde, böbrek kanserleri çoğu zaman tespit edilemiyor ve uzun yıllar fark edilmeden ilerleyebiliyor.

Dolayısıyla herhangi bir nedenle yapılan ultrason muayenesi sonrasında şüpheli durumlar saptanırsa, tanıyı kesinleştirmek için Bilgisayarlı Tomografiden (BT) yararlanılıyor. MR incelemeleri, bilgisayarlı tomografide verilebilecek kontrast maddeye karşı hassasiyeti olan hastalarda kullanılabilmekle beraber, damarların görüntülenebilmesi için sanal anjiografi amacıyla da kullanılabiliyor.

Bunların dışında, her ne kadar böbrek kanserinin ileri değerlendirilmesinde pek rolü olmasa da, ultrasonografik incelemeler BT’nin kimi zaman yetersiz kalabileceği kistik tümörlerin görüntülenmesinde de kullanılabiliyor.

Hekiminiz böbrek kanseri teşhisini kesinleştirmek ve detaylandırmak amacıyla, alacağı tıbbi öykünüz ve yapacağı muayeneden sonra bir takım kan tetkikleri ile idrar tetkiklerine de başvurabilir. Bunun yanı sıra, tedavi biçiminize karar verilecek kimi durumlarda, ince bir iğneyle biyopsi yapılması da hekiminiz tarafından tavsiye edilebilir.

Test genellikle kan çalışması, idrar tahlili, BT taraması veya MRI ve biyopsiyi içerir. BT taraması böbreklerde bir büyümeyi tanımlayabilir. Teşhis onaylandıktan sonra, başka testler (karaciğerin sağlığını kontrol etmek için kan testi, göğüs röntgeni, kemik taraması) kanserin böbreğin dışına yayılıp yayılmadığını belirlemeye yardımcı olur.

Hastalığın evresini bilmek, tedavi planını bilgilendirmeye yardımcı olur:

  • Evre I: Böbreklerde 7 cm’den büyük olmayan büyüme veya tümör.
  • Evre II: Tümör sadece böbrekte bulunan 7 cm’den büyüktür.
  • Evre III: Böbreklerde bulunan ve lokal olarak majör damarlara veya perinefrik dokulara yayılan kanser.
  • Evre IV: Kanser böbreğin dışına yayılması

Böbrek Kanseri

Tedavi Yöntemleri

Böbrek kanserinde tedavi kişiden kişiye, hastalığın aşamasına ve hastanın tıbbi özelliklerine göre değişebiliyor; tümörün böbreğin içindeki konumu, büyüklüğü, derecesi ve farklı organlara yayılıp yayılmadığı gibi hastadan hastaya değişen farklı kriterlere göre planlanıyor. Bununla birlikte, tümörün ameliyatla çıkarılmasının amaçlandığı cerrahi, tedavi protokolünün ilk sırasında yer alıyor.

Özellikle küçük tümörlerde parsiyel nefrektomi denilen, böbreğin korunup sadece tümörün çıkarıldığı cerrahinin altın standart olarak kabul görüyor. Bu işlem, laparoskopik ya da robotik olarak yapılabiliyor.

Daha büyük tümörlerde, tümörün böbrekteki yerleşim yerine göre cerrahi planlanıyor. Eğer tümör damarlanmanın olduğu merkezi bölgesinde ise böbreğin tamamının alınması tercih edilebiliyor. Ancak tümör böbreğin kenarlarına yakın bir bölgede yerleşmişse parsiyel nefrektomi yapılarak böbrek tercih edilebiliyor.

Cerrahi için uygun olmayan kimi hastalarda radyofrekans, ablasyon, kriyoterapi gibi yöntemlerle tümörün yok edilmesi de mümkün olabiliyor.

Metastazları bulunan hastalarda kanserli dokuları hedef alan kimi ilaçlar ve kemoterapiler kullanılabiliyor.

Daha ileri hastalıklarda ise hastanın yaşam kalitesinin artması ve semptomlarının gerilemesi adına radyoterapi ve renal arter embolizasyonu adı verilen işlemler yapılabiliyor.

Yerel büyüme için tedaviler (aşama I ve II) şunları içerir:

  • Aktif sürveyans: üçük böbrek tümörleri (3 cm’den küçük) ve çoklu tıbbi sorunları olan yaşlı hastalar, semptomları ve fizik muayeneyi izlemek için izlem ile aktif bir sürveyans yaklaşımı seçebilirler. Tekrar görüntüleme, büyüme ve diğer değişiklikler için kütleyi gözlemleyecektir.
  • Cerrahi: Tümörün büyüklüğüne, hastalığın evresine ve hastanın genel durumuna bağlı olarak, cerrah tümörü çevreleyen böbreğin tümünü veya bir kısmını çıkarır. Bu ameliyat en yaygın tedavi yöntemidir. Laparoskopi veya robotik kullanan minimal invaziv teknikler genellikle daha büyük insizyon yaklaşımlarının yerini alarak ağrı, hastanede kalış ve iyileşme süresini azaltır.
  • Perkütan tedavi: Küçük tümörler kriyoablasyon (donma) veya radyofrekans ablasyon ile tedavi edilir.
  • Sistemik tedavi: Böbrek dışına yayılan böbrek kanserini tedavi etmek için birçok yeni ve gelecek vaat eden immünolojik tedaviler ve hedeflenen moleküler yaklaşımlar mevcuttur.

Metastatik büyüme (evre III ve IV):

  • Cerrahi: İyileştirici olmasada, kemoterapiye başlamadan önce böbreğin cerrahi olarak çıkarılması tedavinin etkinliğini artırabilir.
  • Kemoterapi ve immünoterapi: İlk çalışmalarda sonuçları cesaretlendiren BİK için yeni tedaviler mevcuttur.

UZMANA DANIŞ