Hamit Öztürk Logo
Recent Posts

    Sorry, no posts matched your criteria.

Page Bg

Sünnet

Sünnet öncesi çocuğa anlayacağı bir dilde açıklama yapılmalıdır.

İster yetişkin olalım isterse çocuk, bilmediğimiz, daha önce tecrübe etmediğimiz şeylerden kaçınır ve korkarız. Bu bağlamda çocuk da o güne kadar sadece çevresinin anlatımıyla bildiği sünneti kendi bakış açısı ile değerlendirmekte ve kendi dünyasında bir yetişkininkinden çok daha farklı şeyler yaşamaktadır.

Sünnet, yaşı ne olursa olsun, çocuğun dünyasında bedenine yönelik kendi kontrolü dışında maruz kalınmış bir saldırı olarak algılanabilir. Çocuğa sünnet işlemi ile ilgili onun anlayacağı bir dilde açıklama yapmak gerekmektedir. Bunun için de öncelikle sünnet işlemine neden gerek olduğu ve sağlığı açısından neleri kazanabileceği çocuğa anlatılmalıdır.

Daha sonra önce güvendiği birilerinin daha sonra da doktorun yapılacak işlemi anlatması gerekmektedir. Bu nedenle tercihen babanın, öncelikle çocuğu korkutmadan bu işlemi anlatması, penisini kaybetmeyeceği, kendisinin de bu olayı yaşadığını vurgulaması çocuğun rahatlamasına neden olacaktır. Daha sonra sünneti yapacak olan hekimin, uyuşturma sürecinden başlayarak bütün süreci yaşına ve anlama düzeyine uygun olarak çocuğa anlatması gerekir.

Yani “oldu da bitti maşallah” söylemi doğru değildir.6 yaşından sonra, ehliyetli bir kişi tarafından çocuğun hazırlandığı ve bilgilendirildiği bir sistemle yapılan sünnet, ruhsal açıdan büyük sorunlar oluşturmayacaktır. Birden fazla erkek çocuğu olan ailelerdeki çocuklar, sünnet için aynı anda uygun yaş döneminde değillerse ayrı ayrı zamanlarda sünnet ettirilmelidir. Sünnet töreni iki kardeş için ortak olarak yapılabilecekse büyük kardeşe diğerinin endişesini azaltmak gibi bir yük vermekten kaçınılmalıdır.

Sünnet

Çan Yöntemi

Yaşa uygun iki metal plaka arasında sünnet derisi sıkıştırılır ve dışta kalan bölüm kesilir. Kanamasız olup sıklıkla yenidoğan bebeklerin sünnetinde tercih edilir.

Lazer ya da Koter Yöntemi

Sünnet derisinin bu elektrikli aletler yoluyla kesilmesidir. Ehil olmayan ellerde tehlikeli olabileceği ve kalıcı sakatlıklar bırakabileceğinden önerilmemektedir.

Cerrahi Yöntem

Klasik olarak cerrahi yoldan kesilerek uçların birbirine dikilmesi şeklinde yapılır. En yaygın kabul gören ve Üroloji bölümünde kullandığımız yöntem bu yöntemdir.

Sünnet Yaşı

Tartışmalı bir konu olmakla birlikte genel olarak kabul gören görüş 3 yaştan önce ya da altı yaşından sonra yapılmasıdır. Bu yaşlar arasında özellikle ruhsal açıdan çocukların olumsuz etkilendikleri, bunun kendilerine anne ve babası tarafından verilmiş bir ceza olduğunu düşündükleri savunulmaktadır.

Elbette tıbbi gereklilikler her yaşta yapılmasını gerektirebilir. Yenidoğan döneminde sünnet konusunda farklı görüşler bulunmakla birlikte, özellikle yaşamın ilk iki haftasında bebeğin hızlı iyileşme özelliğinden yaralanmak üzere yapılmasını önerenler giderek artmaktadır.

Nasıl ve Nerede Yapılmalı?

Yapılacak cerrahi işlemin, hastane koşullarında ve hatta ameliyathanede yapılması en doğru seçim olacaktır. Halen pek çok sağlık kurumunda lokal ve genel anestezi ile sünnet yapılmaktadır.

Ancak son yıllarda kullanılacak anestezi şeklinin de genel anestezi olması gerektiği konusunda artık bir fikir birliği oluşmuştur. Günümüzde genel anestezi giderek daha güvenli hale gelmiştir.

Zaten kısa süreli (15-20 dk.) ve uygulanan ağrı kesme yöntemleri (penil blok ya da kaudal blok gibi) sayesinde sonuna doğru yüzeyelleşen bir anestezi uygulanmaktadır. Genel anestezi hem çocuğu ruhsal bakımdan koruyacak hem de iyileşme süreci kısalacaktır.

Lokal anestezide ise; hangi koşullarda ve yaşta yapılırsa yapılsın çocuk, penisine yapılacak olan iğne yüzünden büyük korku ve panik yaşamaktadır. Bu anlar çocuk tarafından yaşamı boyunca korkuyla hatırlanmaktadır.

Komplikasyon ve Sakıncalar

Sünnet sırasında derinin fazla ya da az bırakılması, kötü nedbe dokusu kalması, kanama, şekil bozuklukları, idrar yolunun zarar görmesi gibi kalıcı sakatlıklar ve enfeksiyon karşılaşılabilecek problemlerdir.

Çocuk Nasıl Hazırlanmalı?

Anlayabilecek yaştaki çocuklarla sünnet kararı birlikte alınmalıdır. Çocuğun bu konuda çevre ve arkadaşları tarafından yanlış bilgilendirilmesine meydan verilmeden konu anlayacağı basitlikte anlatılmalı, konuşma ile sünnet arasındaki süre de kısa tutulmalıdır.

Operasyondan önce ilgili hekim tarafından muayene edilmelidir. Böylece hem operasyon sırasında karşılaşılabilecek sürprizlerden (örn: doğuştan sünnetlilik-hipospadias gibi) kaçınılmış ve gerekli kan tahlilleri istenmiş olacaktır, hem de çocuk ve aile birinci ağızdan operasyon ile ilgili ayrıntıları öğrenme fırsatını bulacaklardır.

Uyarılar

Halk arasında doğuştan sünnetli ya da peygamber sünnetli olarak bilinen hipospadias durumu varlığında kesinlikle sünnet yaptırılmamalıdır. Çünkü bu hastalarda idrar deliği olması gereken yerde değildir. Bu durumun ameliyatla düzeltilmesi gerekir. Yapılacak ameliyatlarda sünnet derisi kullanılmaktadır.

Ailede kan hastalığı ya da kanama hastalığı varsa çocuk hiç bir yakınması olmasa bile bir doktora başvurulmadan sünnet ettirilmemelidir.

Düşme ya da diş çekimi sonrası uzun süre kanama öyküsü olan, iğne yapıldıktan sonra veya bir darbe sonrası büyük şişlik ve çürükleri oluşan çocuklar ile zaman zaman kendiliğinden diş eti ya da burun kanaması olan çocukların mutlaka kan testleri yapıldıktan sonra sünnet edilmeleri gerekir.

Ailede bulunan kronik (müzmin) hastalıklar, önceden geçirilmiş önemli rahatsızlıklar (Örn: hastanede yatmayı gerektiren) ve ameliyatlar da girişimi yapacak olan hekim tarafından bilinmelidir. Sorunları olan hastalarda sünnetten önce gerekli önlemler alınarak tehlikeli durumlar oluşmasının önüne geçilebilmektedir.

Sünnet için 3 yaş öncesi ya da 6 yaş sonrası daha uygundur.

Sünnetin yapılacağı yaşla ilgili alınacak yanlış bir karar çocuğun gelecekteki kişiliğinde, cinsel yaşamında ve cinsel kimlik gelişiminde ciddi bir travma etkisi yapabilir. Hem kız hem de erkek çocuklar için psikoseksüel gelişimin gerçekleştiği ve çevreden gelecek olan travmalara en çok açık olunan yaş aralığı 3–6 yaştır. Çocuğun somut olarak cinselliğin farkına vardığı 3–6 yaş arası ödipal döneme denk gelmektedir. Bu dönemde erkek çocuk bir yandan kendi cinsinden olan ebeveyniyle kendi cinsine ait kimlik özelliklerini oluştururken, bir yandan da kendisinin ve karşı cinsin cinsel organını tanımaya yönelik keşifler yapar. Kız çocuğunda penisin olmadığını keşfeden erkek çocuk, annesine olan düşkünlüğü nedeniyle en büyük rakibi olan babasının kendisine kızacağını ve cezalandıracağını ve bu nedenle penisini yitireceğini zanneder. 3–6 yaş dönemi beden bütünlüğünün önem kazandığı, en küçük yaralanmaların bile korku ve büyük endişelerle karşılandığı bir dönemdir.

Penisin amcalara gösterilmesinin istenmesi, bu organın toplumda ne kadar önemsendiğini vurgularken, bir yandan “penisin kesileceği, koparılacağı”, hatta “yenileceği” şeklinde yapılan şakalar çocuğun kaybetme korkusunu uç boyutlara vardırabilir. Böyle bir süreç içerisindeki çocuğu sünnet ettirmek, tüm bu korkularının bir anlamda gerçek olduğunu ona dolaylı yoldan göstermektir. Bu nedenle 3–6 yaş dönemi sünnet için uygun bir dönem değildir.

UZMANA DANIŞ